Halâ Tasarım Aşamasında !
.com
Türkçe, Delphi ve SQL konusundaki deneyimler, örnek kodlar, eleştiri ve düşünceler...

Kör Ebe

25 Eylül 2006 Pazartesi
Uğur Parlayan

Hayatınızın belli belirsiz bir çok döneminde kızdığınız, sizi sinirlendiren ve hatta yanlış olduğunu düşündüğünüz davranış veya söylemler vardır. Bunları gücünüz nisbetinde eğer yetiyorsa kuvvet kullanarak zorla durdurursunuz fakat genelde bu yolu tercih etmez ve sadece eleştirmekle veya kınamakla geçiştirirsiniz. O nedenle çoğunlukla hayatınızın büyük bir kısmı bir şeyleri kınamakla ve belki de lanetlemekle geçer, hatta bu yolla ekmeğini kazanan insanlar, siyasiler ve hatta yazarlar bile vardır. Bunlar etrafa o kadar çok yayılmışlardır ki kendi ölçülerinde bir çoğunluk bile oluştururlar…

Çözüm olarak öne sürdükleri şey karşısındakini bu tavırdan vazgeçmeye zorlamaktan ibarettir. Tartışmalar ise haklılık ve haksızlık üzerine kuruludur ve istisnasız karşı taraf hep haksız olarak görülür. Onlara göre dünya tek celselik bir mahkemeden ibarettir ve o nedenle haklı olanın hakkı hemen teslim edilmelidir. Kaybettiklerinde ise haksızlığa uğradıklarını ve her şeyin kötüye gittiğini söylerler ve oldukları yerde durmaya devam ederler…

Örneğin bazılarına göre, “hep aynı kalmak ve bunun sonucu olarak çağı yakalayamamak” veya “değişmek ve bunun doğal sonucu olarak çağı yakalamak” iyidir. Bunların tersini düşünenler ise, insanların mutsuz olacağı bir yola girildiğini söylerler. Halbuki yanlış olan bu “bakış açısı” dır. Yani; önce iyi olan bir yol seçilip sonra bunun gerçekleşmesi için çaba sarf etmek biraz hayal kurmaya benzer. Gerçekte olması gereken ise diğer seçenekleri de gözden geçirip hangisinde gelecek varsa onun tespit edilmesidir. Siz güncelleşmekten bahseden birilerini hiç duydunuz mu?

Ya da açıktan veya gizliden gizliye, birileri çıkıp gördüğü olumsuzluğu dile getirerek bir soru sorduğunda, diğeri de sorunun cevabını düşünmek yerine soru soranı topa tuttuğunda doğacak olan tartışma nasıl çözümlenir? Biri, diğerini yener ve galip gelene göre kimin haklı olduğu anlaşılır.

“Ben haklıyım” - “sen haksızsın” tartışmalarının hiç bir anlamının olmadığı binlerce yıldır denenmiş ve öğrenilmiş olmasına rağmen tartışmalar bu çerçevede sürdürülüyor. Kimse, bir sorun ile karşı karşıya olduğunu, ve bu sorunun en uygun çözümünün ne olacağını düşünmüyor.

Tartışanlar “iyi” - “kötü” ayrımı yapmak yerine, sorunları çözmek, geleceği kestirmek ve bununla ilgili belirleyici konumda olmak zorundadır. Bir düşüncenin doğruluğunun tek ölçütü gerçekçiliğinde ve uygulanabilirliğindedir. İnsanlar her iki görüşe de uygun biçimde mutlu veya mutsuz olurlar ve her ikisinden birini de kabul etmeye gönüllüdürler.

Oluşumların bir denge içinde mi yoksa arayış içinde mi olduğunu gösteren bir çok ölçüt vardır. Genelde dengeye kavuşan topluluklardaki görüş farklılıkları renk tonlamaları düzeyindedir. Arayış içinde olan topluluklardaki görüş farklılıkları siyahla beyaz arasındaki fark kadardır. Oysa hayatta var olabilmenin tek yolu çatışmak değildir. Rekabet de bir yoldur…

Türkçeyi savunan insanların birbirleri arasında gerçekleşen tartışmalar arasındaki fark, siyah ve beyaz arasındaki farktan daha keskin… İnsanlar hep aynı kalmak veya tamamen değişmek yerine güncelleşmeyi seçene kadar istikrarın yeşereceğini düşünmüyorum.

Mesleğinde uzmanlaşmış bir hurdalık bekçisini hayal edin. Tüm hayatı hurdalıkta çalınacak bir şey olup olmadığı ve varsa onu korumak üzerine düşünmekle, planlar yapmakla geçmiştir. Çevresindeki ününü, ailesinin, çoluk - çocuğunun rızkını, geçimini buna borçludur. Oysa adı üstünde, hurdalık. İyi düşünürse hurdalıktan kimsenin bir şey çalmayacağı zaten bilinen bir gerçektir. Tüm hayatı bir kör ebe oyunundan ibarettir.

Bireysel anlamda olmasa bile genel anlamda yöneticiler için gözünüzdeki bandı çıkarıp biraz da gerçeklere bakın demek geliyor içimden.

Hatırlatma

Bu sayfa test aşamasında olup deneysel veriler içermektedir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Cıvıltılar

  • Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir
  • Beleş malın ömrü kısa olur
  • Bütün mucitler tembel olsaydı cilalıtaş devrine yeni girmiştik...
  • Çaresizlik insana icat yaptırır...
  • Yüzyılın Soykırımı
  • Sparkfun elektronik 7 Ocak 2010'da 1000 kişiye 100$ değerinde hediye dağıtacakmış...
  • Muharrem Ankara'da işbaşı yaptı, kendisine başarılı ve müreffeh bir iş hayatı diliyoruz :)
  • Erhan'a da huzurlu ve mutlu bir ömür diliyoruz.
  • MikroPascal'ın LCD kütüphanesinde ne tür bir sorun olabilir AÇAPAAAA! Nerede bu kodlar, nerede bu kaynak kodlar !!!

Sayfa Seç

1
Toplam 1 sayfa var. Siz 1. sayfadasınız ve 1 kayıt içinden 1 ile 1 arasını görmektesiniz

Yazı Miktarı

Bu sayfada kaç adet yazı görmek istiyorsunuz? Aşağıdakilerden birini seçiniz
1 2 3 5 10 15 20 30 50 75 100 200 300